Okuduklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okuduklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ocak 2012 Pazar
Kitaplarım Geldi!
Normalde çekilişlere katılmıyorum (hatta güvenmediğim bazı yarışmalara da!) Ama işin içinde kitap olunca "turtatadındayaşamak" blogunun sahibesi Özgül hanımın düzenlediği çekilişe katıldım ve evinde bulunan bu kitapların yeni sahibi oldum. Kendisi ayrıca Konya'dan almış olduğu nazar boncuğunu da göndermiş. Tekrar teşekkürler! Hemen kitabın birini okumaya başladım:)
Bu arada bende kütüphanemi görüntüleyeyim dedim. Üst katın aralığını bu şekilde değerlendirdim. Kitapların bazıları hala kolilerde, yakında bizde de yer kalmayacak! O zaman bende çekiliş yapabilirim. Kitap atamayacağıma göre, okuyacak kişilere giderse seviniyorum:)
Kitaplıkta kitaplar ve dergilerin aynısıra yurtdışından aldığım aksesuarlar, fotoğraflar ve duvarda benim acemilik işi yağlı boya tablolarım yer alıyor.
6 Ocak 2012 Cuma
Son Okuduklarım
"Muhteşem Yüzyıl" ı seyredemiyorum ama meşhur Hürrem'in hikayesini bir solukta okudum. Zaten tarihi ve biyografik romanlara bayılırım. Bilmediğim başka yönlerini de öğrenmiş oldum.
Şu sıralar başucu kitabım, kardeşim Emel'in yazmış olduğu "Yıldızlar Nasıl mı Parlar?" İnsan Kaynakları üzerine oldukça yararlı bir kitap!
28 Ekim 2011 Cuma
CUMHURİYETİMİZ KUTLU OLSUN!
Halide Edip Adıvar'ın "Türk'ün Ateşle İmtihanı" kitabını yeni bitirdim. Bir kez daha ne pahasına, ne acılara bugünlere gelebildiğimiz içime işledi. Ne yazık ki hala at gözlüğü takanlar bir takım gerçekleri göz ardı edebiliyorlar. Bizler ise hala Atamızın emaneti Cumhuriyet çocuklarıyız!
Halide Edip Adıvar'ın kitabındaki Epilogu ile bitirmek istiyorum:
"Mensup olduğum millet istiklalini tarihin en asil ve zor bir ateş imtihanından sonra kazanmıştı. Fakat, diğer bir ideale de kavuşması gerekti. Böyle bir ideale kavuşmak için, insanlar tarihte sehpalarda, zincirler içinde ölüp giderler,sürgünlerde ömürlerini geçirirler. Onların imtihanını yalnız çekenler bilir. Onların savaşını hiçbir zaman alkış takip etmez. Alelade, mütevazı askerler gibi gelip geçerler. Bu, tek başına kazanılmak için mücadele edilen gaye, hürriyet imtihanıdır."
20 Eylül 2011 Salı
"Teyzem LATİFE"
En son okuduğum bu kitapta; Latife hanım, kardeşi Vecihe Hanımın torunu M.Sadık Öke'nin ağzından anlatılıyor. Tarihi kitaplara meraklı biri olarak Latife hanım ile ilgili birçok kitap okudum, ama bu bence diğerlerinden farklı. Ailenin bir üyesinin yorumuyla Latife Hanımı değerlendirince farklı bir pencereden baktım ve şimdiye kadar kendi kendime sorduğum soruların cevabını da aldım. Mesela; Latife hanım 1975 yılında ölünceye kadar (ki Atatürk vefat ettikten sonra 38 yıl daha yaşamış) neden hiç konuşmadı, olanları anlatmadı? Gerçekten anlatılanlar kadar aksi ve geçimsiz birimiydi? Atatürk örnek bir evlilik için mi çağdaş bir kadınla evlendi, yoksa gerçekten seviyor muydu? gibi ...
Gerçeklerin hiç de anlatıldığı gibi olmadığını ve ona haksızlık edildiğini anladım. Hak ettiği değeri bulamadan vefat etmesi çok acı!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
